31 Aralık 2010 Cuma

Mutlu Yıllaaar!!






Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bırakmak üzereyiz.

Umuyorumki; bu yeni sene kalbinin içinden ne geçiyorsa; sen daha dillendirmeden sana getirir.

Diliyorum ki; kalbinden aşk, evinden huzur,girdiğin yerden bereket,çevreden mutluluk eksik olmaz.

Bu yeni yılda bütün düşlerimizin gerçek olması dileğiyle...
MUTLU YILLAR!...



Kocaman öpücükler ve kucak dolusu sevgilerimle.....

Myspace Comments
free graphics

28 Aralık 2010 Salı

Av Mevsimi















Pazartesiler hakkındaki dualarım tuttu sanırım a dostlar:)Pazar günü çok yoğun olunca pazartesi tatil yaptı sevgili eşim:)Böylece bir pazartesi daha tatil modunda geçiverdi. Dün hava yağışlıydı fakat bir o kadarda ılıktı. Önce güzel bir yürüyüş, ardından diyet bozduracak tarzda leziz bir yemek ve son olarak sinemayla günümüzü anlamlandırdık.
Av mevsimini nihayet bende seyredebildim. Başarılı, çoğu kişininde söylediği gibi polisiye dizi film tadında bir yapımdı.Yalnız daha filmin ortasına gelmeden olayın bütün sırlarını çözüp ,katili ve neden öldürdüğünü bilmiş olmam filmin kolay lokma olduğunu gösterirmi orasını siz takdir edin.Sonunu başında çözerek hemen anlattığım içim sevgili aşkım bana epey bozuldu ama napalım dedektif ruhluysam suçum ne:)) Bu arada Okan Yalabık'ın oyunculuğunu çok başarılı buldum.Eklemeden geçemiciğim.Büyük usta Şener Şen pek mülayim tonton bir amiri canlandırmıştı(cinayet masasında olup onun gibi kalan polis varmıdır orası meçhul ama?)Cem Yılmaz gayet başarılıydı ,bişiy söyleyeceğim şimdi filmi seyretmeyenler sakın okumasın:) Ölüm sahnesinde Cem yılmaz çok komik görünüyordu,inandırıcılığı hissedemedim bir türlü..sizcede öylemiydi? yoksa banamı öyle geldi...
Çok uzun yazdım sanırım yine, umarım sıkılmamışsınızdır.
Dipnot:Hediye kampanyası için gelen yorumlara ve ilginize teşekkürler ediyorum.02 ocak gününe kadar yorumlarınızı bırakabilirsiniz.Bol şans canlarım...
Sevgileeerrrr.....

26 Aralık 2010 Pazar

Edebiyatı Kim Sevmez!


Sizde benim gibi bir edebiyat severseniz; size bir önerim olacak. Harika denemelerini bizimle paylaşmaya karar veren biri var. Benden öneri; bu blogu tıklayıp güzel edebi denemelerin keyfini çıkarmanız! İnanın pişman olmayacaksınız!!!!
Haydi destek olalım:)
Sevgileeerrrr......

25 Aralık 2010 Cumartesi

Hediyelerim Vaar:)



Yeni yıl ve 200.izleyici şerefine sizlere çam sakızı çoban armağanı hediyelerim var şekerler:)
Bu hediyelerin sahibi olmak isterseniz yapmanız gerekenler;(herzamanki şeyler ,değişik bişiy değil yani;)
1. Blogunuz varsa blogumu izlemeye almanız ve blogumdan birazcık bahsetmeniz:)
2.Bu posta yorum bırakmanız ve beni neden takip ettiğinizi kısa bir cümleylede olsa benimle paylaşmanız:)
Pek zor şeyler istemedim dimi:)Kazanan kişi çekilişle 3 ocak pazartesi günü belli olacak.
Hediyelerde nelermi var;
Beyaz altın görünümlü imitasyon takı seti(özel günler için)
inci kolye ve bileklik takı seti
Dantel ve yaprak figürlü claries marka altın rengi küpeler
Ellerimle sizin için yaptığım cupcake küpe
Peacocks marka kırmızı çanta
Claries tek taşl yüzüklü anahtarlık
Claries renkli tokalar
Avon marka clearskin temizleme jeli tonik ve maske
D&p parfüm Vanilia fair(siz şekerlere şeker gibi bir koku)
Son olarak iyiki varsınız,nice yıllara,nice 200 lere....
Sevgileeeeer.......

dipnot:Canlarım belirlediğimiz zaman bitti ve kazanan belli oldu.Son postta yayınladım.O nedenle bugün gelen yorumlarınızı yayınlayamadım.öPÜLDÜNÜZ...

24 Aralık 2010 Cuma

Flormar ve Pastel Terecotta Allık







Flormar terecotta allık furyası bütün blogları sarmışken, bende fikirlerimi yazmak istedim.Işıltılı allıklar benim için eşittir gece makyajı demek oluyor, ama tabi Mac'in sheertone shimmer allıkları aynı kategoride değil.Onlar gündüz kullanımına gayet uygun bence:)
Şu meşhur flormar 46 noyu yeni aldım.Enteresan bir renk gündüz ışığında içinde pembelik varmış gibi dururken sarı ışıkta tupturuncu oluyor.Rengi için tam coral diyemem ,daha ziyade turunculuk ön planda.Kalıcık fiyatıyla oranlarsak süper.. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim sizlere.
Bu arada flormarı aldıktan sonra makyaj kutumda yazın aldığım pastelin terecotta allığı gözüme çarptı.Oda içinde üç ton barındırıyor; pembe, kayısı ve highligter tarzı şeffaf simli bir ton.Onun kayısı tonuyla flormarın tonlarını oldukça yakın buldum birbirine.Pastelde biraz daha pembelik var sanki.Eğer üç renk birden düşünürseniz pastel'de ucuz bir alternatif olabilir.Yalnız yapısı flormar'a göre çok daha simli,ışıltıdan çok sim barındıyor.
Son resimde flormar 46'nın yanakta duruşu var.Kokoş bir gece makyajı gördüğünüz gibi, kirpikler nasıl ama yelpaze gibi:)Takana kadar epey uğraşmıştım doğrusu:)Amaaan kadın olmak zor şey yahu:)))
Dip not: Kocumaan sivilcemin görüntü kirliliğinden dolayı özürdilerim.görmemezlikten gelin olurmu:)
Kendime not: cips YOK sivilcede YOK!!
kocaman öpücükleeeer....

21 Aralık 2010 Salı

Sendromsuz Bir Pazartesi





Merhabalar,
Pazartesiler hep sendromlu geçer öyle değilmi:)Ama bu kez bizim için öyle olmadı.Haftasonu tadında bir pazartesi geçirdik.
Biliyorsunuz İstanbul 2010 kültür başkentiydi.Ona istinaden "Payitaht İstanbul" adında Osmanlı İmparatorluğundan bugüne İstanbul'u anlatan harika bir belgesel çekildi.Yapımcılarını kutluyorum.Bizde eşimle bugün belgeselin gala gecesine davetliydik.Belgesel özünde 3,5 saat sürüyor.Fakat bize 45 dakikalık özet gösterildi.Gayet başarılı bir İstanbul belgeseli olmuş.Sizde benim gibi bir İstanbul aşığıysanız, mutlaka "Payitaht İstanbul"dvdsini edinmeli ve bu eşsiz şehri daha yakından tanımalısınız.
Gala bitiminde Taksim Starbucks'ta dark cherry mocha'da içildi.(bayılıyorum bu aromaya neden sadece bir ay neden :(Sendromdan eser kalmadı:)Keyifler süper anlayacağınız.
Fazla etkilendim belgeselden sanırım ama filmdede geçen Necip Fazıl Kısakürek'in "Canım İstanbul" şiirinden birkaç dizeyle bitirmek istiyorum yazımı...
Ruhumu eriripte kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava,renk,eda,iklim;
O benim zaman mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız,suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur........
Sevgileeeerrrrr.......

14 Aralık 2010 Salı

Forever Leopard:)









Merhabalar,
Bu soğuk günlerde elim hep siyahlara gidiyor.Hadi itiraf ediyim zaten dolabımın yüzde 75'i siyah kıyafetlerden oluşuyor.Ne yapabilirim siyahın asaletinden vazgeçemiyorum bir türlü. Sizde benim gibi siyahsevermisiniz yoksa renkli giyinmekten yanamısınız?Söyleyin bakalım?
Bu seferde siyah beyaz leopar desenli bir elbise giydim .Ne olacak bu leopar çılgınlığı bilemedim:)
Gözlük kullandığımı söylemiştim,daimi değil ama bazen aksesuar olarakta takabiliyorum.İşte bu günde o günlerden biri.Cat eye tarzı retro gözlüğümü sevdinizmi?İki tane çerçevem var biri roberto cavalli oldukça pahalıya almıştım bu ise 20 tl'ye satın aldığım bir çerçeve.Bunu daha çok seviyorum, pahalı ve markalı herzaman daha çok sevilecek diye bir kaide yok değilmi?
Üzerimdeki ceketi ,lk Fashion house by zeto'da görüp bayılmıştım.Abartılı omuz detayına hayır demek mümkünmü..Oxxo'da rastlayınca hemen bir tane edindim.
Geçelim ne nerden;
Elbise:H&M (Beyoğlu iş merkezi)
Ceket:Oxxo(Yeni sezon)
Çorap:Penti
Bere:Forever New(yeni sezon)(çok çeşitlilikte pullu işlemeli bere arayanlar forewer new'e baksın)
Çizme:Deichmann cat walk(geçen sezon)
Manto:Oldukça eski(Beyoğlunda bir butikten almıştım.)
Gözlük:Retro örümcek(Taksim)
Sevgileeeerr........

Kırmızı Ruj Siyah ve Leopar



















Sevgili eşimin kız kardeşi evlendi.Bu kokoş halim bundan yani:)Kış düğünü olduğu için renkli cıvıl cıvıl bişiyler giyemedim, yine klasik bir tercih black dress benimki little değil ama idare etti işte:)Sabah geç kaldığımız için kuaföre yetişemedim bende saçlarımı kendim dağınık bir şekilde topladım,pek olmadı ama:(E hal böyle olunca kokoş tacımı kullanabileceğim bir durum söz konusuydu gördüğünüz üzre:))


Orda toplu çekimler olacağı için evde bol bol poz verdim sizin için;)Siyah ve leopar muhteşem ikili bana göre, sizde birarada sevdinizmi?


Güzel bir düğündü,bol bol dans edip eğlendik.Benim tatlı kardeşimde umarımmm çok ama çok mutlu olur evliliğinde....


Geleneği bozmayalım, üzerimdekiler yeni sezon olmasada hangi markaymış yazalım bakalım;


Elbise: Hakan Yıldırım for Koton


Ayakkabı:Peacocks


Kürk Bolero:Mango


Çorap:Penti(bilek kısmında dövme gibi duran detaylarına vuruldum:)


Taç ve eldivenler:Atlas pasajı


Takılar:Annemin:)

12 Aralık 2010 Pazar

Karlı Bir Cumartesi






Buz gibi bir cumartesi gününü dışarı çıkmam gerektiği için soğuk havanın gazabına uğrayarak geçirdim. Akşam üzeri sıcacık yuvama geldiğimde ne kadar şanslı olduğumun bir kez daha farkındaydım.
Allahım bu soğuklarda kimseleri sokaklarda ve evsiz bırakmasın.(Amin)
Yine kendimi rehabilite etmek için geçtim boyalarımın, hobi malzemelerimin yanına:)
Bir kurabiye kutusu,bir çerçeve çıkıverdi kısa günün karı olarak:)Bu arada baharatlıklarımada papyon taktım yakışıklı olsunlar diye:)
Hmm birde örgü seanslarım var, hava soğuk olunca yün örümek ritüel haline geldi benim için,
Yanıma sıcak çikolatamı alıp, yuumuşacık renkli yünlerimle başbaşa kalmak inanılmaz keyifli bir durum.Bir hırkayı bitirmek üzereyim ,yakında paylaşırım sizlerle...
Soğuk havalarda evde mahsur kalınca siz neler yapmaktan mutlu oluyorsunuz söyleyin bakalım?
Sevgiler......

6 Aralık 2010 Pazartesi

Çöp Kutusu Deyip Geçme...:)



Çöp kutusu deyip geçmedim, elim değmişken onuda süsleyiverdim:)Ortancalı banyo takımıma uysun diye yine The Woo'dan aldığım metal çöp kovamı ortanca desenli peçetelerle dekupaj yaparak takımıma uydurdum. Hmm tabiiki sağlam oldumu diyede test ettim; telle ciddi ciddi ovmadığınız sürece ne kadar hırpalayarak temizlerseniz temizleyin, bişiycikler olmuyor:)Evde Deneyin:)İçiniz rahat olsun.Sizde çöp kutunuzu es geçmeyin şekerler:)
Sevgiler...

4 Aralık 2010 Cumartesi

Ahşap Boyamaya Devam










Bu çerçeveler yine sizinle paylaşmakta geciktiğim aylar öncesinde boş bir hafta boyunca yapılmış ahşap boyama, uydurma ve deneme çalışmalarım:)
Eğlence olsun diye yapılmış sıkıntı ürünlerim fena olmamış ama değilmi?Boyama eskitme ve dekupaj işlemlerinden sonra ortaya bu görüntüler çıktı.
Önce ciddiye almasamda sonra iş bitince hoş olduklarını düşündüm.Sizde beğendinizmi acaba?Yoksa sadece benim hüsnü kuruntummu:)??
Ne dersiniz bir fırsatını bulup ahşap boyama kursunamı gitsem acaba?Ben bu işi sevdim galiba:)
Peki aranızda hafta sonları için anadolu yakasında ahşap boyama kursu tavsiye edebilecek olanlar varmı?
Önerilerinizi bekliyorum şekerler..
Öpücükler......

3 Aralık 2010 Cuma

Siyah Berjerlerin Akıbeti


Şimdi bunlarda nerden çıktı dediğinizi duyar gibiyim.Bunlar bana mail atan tatlı izleyicim Burcu için.Hani bir puf vardı oyladığımız nasıl olsun diye işte hem onu hem bu siyah berjerlerin son durumunu sormuş bana.Bende ona ilk fırsatta yayınlayacağımı söylemiştim.İşte fırsat:)
İlk önce bu berjerleri salonda kullanmaktan vazgeçtim pembe ve gri tonların içinde çok göz alıp odak noktası olmaya kalkıştılar.Tabi o kadar gayretle arayıp bulduğum popart döşemeliklerin ikinci planda kalmasına göz yumamazdım dimi:)Oraya başka berjerler alıp kaplattım,süprizz:)Bende bu iki berjeri çatı katındaki oturma odasına sepetledim.Siyah beyaz ve kırmızı olan çatı katına çok yakıştılar gibi şimdilik.Buarada ikisinin arasında duran sehpanın boyaması yine bendenizin işgüzarlığı efendim.
Pufa gelince sizi o kadar yormama rağmen kaplatmadım ve hatta nereye koyacağımı bulamadım desem, yeni fikirler için beklemede yani...
Berjerlerin son durumu böyle işte..
not:Burcu sözümü tuttum geçte olsa, umarım son halleri hoşuna gitmiştir tatlım...
Sevgilerrr....

Sandalye Eski İmaj Yeni



Merhaba Şekerler,
Kayıplara karışan blogger sonunda geri döndü:)Sizleri çooook ama çok özledim.Şaka değil çok ciddiyim.
Bir aydır şehir dışındaydım ve bloga uğramaya hiç fırsat bulamadım.Oysaki en sevdiğim şey sizlerle beraber olmak!
Geri dönüş konuşmalarını kısa kesip yine bir yenileme çalışmasından bahsetmek istiyorum.
Doğrusu çok önce yapılmış ama paylaşmakta geç kaldığım bir çalışma.
Eski plastik sandalyelerimi yağlı boyayla beyaza boyayıp dekopaj yapınca yeni country vintage tarzında mutfağıma pek yakıştı. Aslında yeni beyaz ahşap bir takım almaya karalıydım ama bu sandalyelerin balkonda eskimesine gönlüm razı gelmedi .Sandalyelerimle takım olsun diye the Woo'dan aldığım metal kovamı ve hasır sepetimi beyaza boyayıp dekopaj yaptım,işte patates soğan için cici bici sepetlerde böylece hazır oldu.
Sizde balkonda eskimeye yüz tutmuş eski sandalyelere bir göz atın hadi, bir tane bile olabilir boyayıp çiçeklerle dekopaj yaparak girişinize bile koyabilirsiniz.Benden söylemesi...
Sevgilerrr ve bol öpücükler;)